Bir gün biri girer hayatına. İlerde senin için ne kadar önemli biri olacağını anlamazsın başlarda. Yavaş yavaş gözlerine bakmaya, saçma sapan kıskanmaya başlarsın. Bi höst dersin kendine, ne alaka falan. Sonra hiçbir şey olmadan yaşamına devam edersin… Haftalar aylar geçer.

Bir gece bir rüya görürsün. Hani zamanında kendini içine hapsetmediğin duygular vardı ya, onun kahramanı… Bir heyecan, bir şaşkınlık; hazırda da bir konu varken konuşma başlatmaya bu sefer hadi dersin kendine. Ve böylece başlar ilk adımlar… O ilk masum öpücük midendeki tüm kelebekleri uyandırır. Ve hikaye böyle başlar.

O kişi hayatında öyle bir yer tutar ki yıllardır beklediğin, dönsün dediğin kişi sana döndüğünde bile umursamaz hale gelirsin. Ben mutluyum oğlum, sevgilim var benim. Çok seviyorum onu moduna girersin fark etmeden. Hiç hayal edebilir miydin ki? 

Yıllar sonra böyle bir duygunun içine düşmek, bu duyguları hiç beklemediğin bir şekilde yoğun ve güzel yaşamak… Hayal bile edilemeyecek kadar güzel.

Bakışına, sesine, gülüşüne, düşüncesine hasta olduğum adam… Seni çok seviyorum!

Bu hafta içimden gelerek o kadar mutluydum ki.

Nedendir bilinmez, kelimelerinin her biri kalbinden çıkıp geliyormuşcasına vurdu beni.

Sonu nereye gider, anlamı nedir bilinmez.


Ancak şu an iyi her şey.

Herkesin hayalindeki tipleme vardır ya, benimkisi bu olabilir.

To Tumblr, Love Pixel Union